Obez İnsan Nüfusu Giderek Artıyor!

Son yıllarda fazla kilolu ve obez insan nüfusu giderek artıyor. Dünya genelinde insanların yüzde 30’u obez, kadınlarda görülme sıklığı ise erkeklere göre biraz daha fazla. Obezitenin nedeni ise fast food türü, kalorisi yüksek gıdalar ile beslenmek ve hareketsizlik. Dünyadaki bütün ülkeler obezitenin önlenmesi için çalışıyor, insanların beslenme ve hareket etme alışkanlıklarını değiştirmek ve motive etmek amacıyla politikalar oluşturuyor.

Obezite sadece fiziksel bir problem değil, bireyler fazla kilolu olmanın getirdiği bazı sağlık sorunlarıyla da karşı karşıya kalıyor, hatta bunlar ölümcül hale gelebiliyor. Bu hastalıkların başında diyabet, kalp ve hipertansiyon sorunları, kolesterol yüksekliği, eklem problemleri, solunum sistemi rahatsızlıkları ve uyku apnesi sayılabilir. Genetik faktörler bir yana bırakıldığında; insanların yaşamları boyunca karşılaştıkları sağlık problemlerine bakılınca, pek çoğunun kötü beslenme ve dolayısıyla fazla kilolar nedeniyle ortaya çıktığı görülüyor.

Obezitenin tedavisinde öncelikle, diyet, egzersiz ve ilaç kullanımı gibi yöntemler deneniyor. Ama maalesef hastaların sadece yüzde 3’ü bu uygulamalardan fayda görüyor. Geri kalan bölümü ise uygun şartlar oluşmuşsa cerrahi işlemlere yönlendiriliyor. Tüp mide ve gastrik bypass sık tercih edilen teknikler arasında bulunuyor.

Henüz obezite ameliyatına uygun olmayan veya fazla kiloları bulunan hastalara ise cerrahi dışı yöntem mide botoksu öneriliyor. Botoks, botolinyum toksinidir. Enjekte edildiği yerde sinir ve adale sistemini geçici olarak felç ediyor. Dünyada yaygın kullanım alanları arasında; göz etrafı kırışıklıklar, aşırı terleme, kronik ağrı, çift görme, Parkinson hastalığındaki el titremeleri, migren, idrar kaçırma ve ve depresyon bulunuyor. Obezitenin tedavisindeki uygulama ise birkaç yıldır yaygınlaşmıştır.

Mide botoksu uygulaması, midenin çıkış bölgesine, endoskopik olarak botolinyum toksininin enjeksiyonuyla yapılıyor. Bu yolla midenin çıkıştaki pompa kısmı yavaş çalışıyor, mide içerisine dolan gıdaların ince bağırsaklara geçişi yavaşlıyor ve böylece tokluk hissi daha uzun süreli hissediliyor. Hastalar ayrıca daha az yemek yiyor. Çalışmalar, 6 ay arayla iki enjeksiyon yapılan vakaların yüzde 70’inde 1 yıl sonra, fazla kilolarının yüzde 17’sinin kaybolduğu gösteriyor. 1.5 yıl içerisinde 3 enjeksiyon yapılan vakalarda ise bu oran yüzde 28’e çıkıyor.

Bazı hastalarda midenin iştah hormonu salgılayan tepe kısmına uygulandığında ise Ghrelin hormonu salgısının azalarak, iştahın da azaldığı saptanmıştır. Uygulamanın nadir de olsa mide duvarında dolaşım bozukluğu gibi yan etkileri olabiliyor. Etkisi kişiye göre değişebiliyor. Daha uzun dönemli çalışmalar gerekmesine rağmen, ameliyat olamayan fazla kilolu hastalara uygulanabiliyor. İşlem, endoskopik yöntemle gerçekleştiriliyor ve hasta bilinçli sedasyon altında uyutuluyor, böylece ağrı hissetmiyor.

Gastrik Botoks Uygulaması Hakkında Öneriler
  • 3-6 aylık sürelerde 10-15 kg kaybettirmeyi amaçlayan bir yöntemdir.
  • BMI 27.5-40 arasına uygulanabilir.
  • Diyet ve egzersiz programları ile kombine edilmelidir.
  • Morbid obez hastalar için uygun değildir. Operasyon alternatifi bir yöntem değildir.

 

WhatsApp chat